Ozan Aygördü | Sizi Tanıyalım

0
2793

-Merhabalar, bize öğrencilik yıllarınızdan bahsedebilir misiniz?

Lise eğitimimi Türkiye’de aldım. Sonra açık öğretime başlayıp Rusya’ya gelince eğitimime ara vermek zorunda kaldım. O zamanlar yaşım küçüktü ve imkanlarım az olduğu için istediğim zaman Türkiye’ye gitme şansım yoktu. Uçak biletleri pahalı vize alması zordu ve bundan dolayı oldukça uzun bir ara vermek zorunda kaldım. Tekrardan başladım hala öğrenciyim aslında. Gençken ise ticaret lisesinde muhasebe eğitimi aldım ve 2-3 yıl staj yaptıktan sonra bir firmada çalışmaya başladım. Ondan sonra yaşım dolayısı ile askerlik çağım geldi. O zamanlar bizde bir kanun vardı hala da geçerli. 3 sene farklı bir ülkede çalışman halinde askerlikten muhaf oluyorsun. Belirli bir bedel ödeyerek bir ay askerlik yapıyorsun. Ailemin ve şirketin genel müdürünün özel istekleri ile askerliğimi de bu şekilde yapmış oldum. Rusya’ya yalnızca 3 sene için geldim ancak burada 22. senemi geçiriyorum.

 -Çocukken yapmak istediğiniz veya hayalini kurduğunuz bir meslek var mıydı? Yani, şu an hayalini kurduğunuz mesleğimi yapıyorsunuz?

Çocukken ilk hayalim bilgisayar mühendisliği ikincisi ise muhasebecilikti. Onlardan birine kavuştum. Mesleğin oldukça avantajı var fakat bu sektörde uzun yıllar çalıştıktan sonra biraz sıkıcı olduğunu anlamış durumdayım. Ancak düşündüğüm zaman hayal ettiğim şeylere genel olarak ulaştığımı düşünüyorum. Liseye başlarken şunu hayal etmiştim ya meslek okuluna gidererek bilgisayar programcısı olacaktım ya da ticaret lisesine giderek muhasebeci olacaktım. Onlar arasından muhasebe bölümü kısmet oldu ve o dönemden beri muhasebecilik yapıyorum.

– Peki, bizleri Rusya’ya geliş hikayeniz ile ilgili biraz daha detaylı bilgilendirir misiniz?

İlk kez Ekim 1995’te Rusya’ya geldim. Moskova’da ilk gördüğüm yer Vnukova Havaalanıydı. O dönemler küçük kutu gibi bir binaydı. Kış değildi ancak kışa yakındı ve hava soğuktu. O zamanlarda yeryüzünde bu kadar çok insan da yoktu buraya gelene dek yol boyunca o kadar az kişi gördüm ki burada hiç kimsenin yaşamadığını sandım. Hafta sonları merkeze inmeye başladığımda anladım ki bütün insanlar yer altında metroda. Hiç insan görmemek çok tuhafıma gitmişti. Buraya geldiğimde hiç dil de bilmiyordum ve bilmemek zordu ancak bu benim için bir avantaj oldu. İngilizce bilen insanlar buraya geldiklerinde problemlerini İngilizce konuşarak halletmeye çalışıyorlar. Ancak ben İngilizceyi de çok iyi bilmediğim için sürekli Rusça konuşmak zorunda kaldım. Hemen kendime bir sözlük aldım ve 6 ay içerisinde oldukça kötü ve yalnızca konuşma seviyesinde de olsa Rusça konuşmaya başladım. 20 sene önce çok farklı şey geçirdik burada. Rusya’yı çocuk olarak düşünürseniz Rusya gözlerimin önünde büyüdü ve artık ikinci vatanımız oldu. Rusya değişti, çok gelişti. Bunu kendim gördükçe seviniyorum. Hatta ilk geldiğimiz dönemler çok şeyi bulmak mümkün değildi. Elektronik bir şey gibi, araç zaten yoktu. O zamanlar çok komik hikayelerimiz oldu. Trafik polisleri durdurarak motora bakardı bu nasıl bir şey diye. O zaman sıkıntılı bir dönemdi ama çok kısa sürede aşıldı. O zamanlar mağazaya gittiğinizde vitrin yoktu ve içinde ne satıldığını bilemiyorduk. Girip içeriye oranın ne mağazası olduğunu anlıyordum. Önlerinde kalaşnikovlu güvenlik görevlileri vardı. Bizim için oldukça komik bir durumdu çünkü içinde ya gıda malzemesi ya yiyecek malzemesi satılıyordu. Kalaşnikov niye o zaman? Ancak Rusya’da yaşadıkça bunları anlamaya başladık. Yaşadığınız ülkede ne kadar uzun zaman geçirirseniz onlardan biri olarak onları daha da kolay anlamaya başlıyorsunuz. Kaldığım 22 senenin hiçbir anında keşke olmasaymışım demedim.

– Ruslar dünyada soğuk insanlar olarak tanınıyor. Moskova size insanlar konusunda nasıl problemler yaşattı?

İnsanlarla ilk karşılaştığınızdaki izlenime bakarsanız evet, Ruslar bizlere göre biraz daha soğukkanlılar. Mesela biz bir şeye şaşırdığımızda Vay! gibi çok heyecan dolu tepkiler veriyoruz. Ruslar ise çok yakın bir tanıdıklarının haricinde böyle bir şey yapmazlar, kendilerini tutarlar. Özellikle resmi ortamlarda. İlk geldiğimde bunu çok fark ettim. Dil bilmediğimiz için Türklerle aynı ortamda bulunuyorduk genelde. 1998 yılında turizm alanında çalışmaya başladım. Bu sefer çevrem değişti. Bu şirkette benim dışımda iki Türk daha vardı ve diğerleri Rustu. Ruslarla yakınlaşıp arkadaş olmaya başladığınız zaman işin ortamı değişiyor. Bundan dolayı şunu söyleyebilirim, evet Ruslar soğuk kanlı gözükebilir ancak bu yalnızca ilk tanışma sırasında. O esnayı aştıktan sonra Ruslar Türkler kadar sıcak kanlılar.

– Rusya konusuna devam edelim. Pek çok Türk vatandaşı Rusya’da kendi işini açmak istiyorlar ancak belirli nedenlerden dolayı açamıyorlar. Burada iş açmak isteyen kişilere nasıl tavsiyede bulunabilirsiniz?

Evet, hatta bu tavsiyeleri kendi kendime de soruyorum. Aslında bu işin 3 boyutu var. Birincisi kendiniz ile alakalı. İkincisi buradaki ortam ve piyasa ile üçüncüsü ise biraz kanunlarla alakalı. Tabi ki yabancı bir kişinin yabancı bir memlekette iş kurması oldukça zor ve riskli. Özellikle bu politik krizden dolayı buraya gelen yasaklar nedeniyle. Çok şükür politik kriz bitti ancak maalesef onun getirdiği tepkiler ve yasaklar henüz bitmedi. Bu zamanda gerçekleştirilecek herhangi bir riskli yatırım çok gereksiz. Özellikle de inşaat sektöründe ama küçük işler düşünülüyorsa olabilir. Farklı sektörlerde ise problem olduğunu sanmıyorum. İkincisi, şayet elinde bir sermayesi bulunan varsa bu avantaj çünkü ekonomik krizin ardından çok kişi çekildiği için çok büyük bir piyasa söz konusu. Eğer bunu değerlendirebilirsiniz, çok faydalı. Değerlendiremezseniz ise bu kriz ile birlikte silinirsiniz. Üçüncüsü de insanın kendi ile ilgili. Ben şöyle bir tavsiye verebilirim. Şimdiki kriz olmasa her insana, özellikle de yeni gelmiş gençlere, henüz çok büyük sorumluluğu olmayan insanlara hemen ticarete atılmalarını dilerim. Yani şimdiki aklım olsaydı 1995 yıllarında bunu yapmıştı. Çok fazla sorumluluğunuz yok ve bir macera gibi düşünerek, bu işe atılıp, tecrübe edinip, işi öğrenip ilerideki yaşlarda başarılı olabilirsiniz. Burada kalma süreniz uzadıkça daha çok şey öğreniyorsunuz ve fazla bildikleriniz sizi frenliyor. Ekonomik kısmında, kanun kısmında ne kadar çok fazla biliyorsanız o kadar çok korkutuyor. Ve tabi ki yaş ilerleyince aile sahibi, çocuk sahibi olduğunuz için riske girme durumunuz sizi frenliyor. Ancak gençken bunlar çok daha kolay şeyler ve en kötü durumda yalnızca işiniz batar.

Gençlere bir tavsiyem daha var. Düşünceleri varsa bir an evvel gerçekleştirsinler ancak sermayeleri yoksa bu ekonomik krizin bitmesini biraz daha beklesinler. Ondan sonra daha iyi olacaktır. Bunu özellikle Türk firmaları için diliyorum, hukukta yasaklar eski haline gelmeden ve kaldırılmadan bir Türk girişimcinin burada rahat rahat iş yapması şu anda imkansız. bugün macera olur, macera gençler için, buyursunlar!

– Moskova’ya geldiğinizde size hangi karakteriniz yardımcı oldu?

Bana en çok özgüvenim yardımcı oldu. Ben Moskova’ya 19 yaşında geldim. O döneme Türkiye gözünden bakarsanız dağılmış olsa da hala Sovyetler Birliği sıkı bir rejim. tek başınaydım da. Tabi ki çalıştığım firmada yardımcı olan, yol gösteren ve tavsiye veren büyük ağabeyler vardı ancak ailemden olan hiç kimse yoktu. Buraya gelen Türkler, özellikle ilk geldikleri zaman hem dil bilmemeleri nedeniyle hem de ülkeyi tanımadıkları için geldikleri firmalar onlara anaları babaları gibiydi. İnsanlar tek başına dışarıya çıkmaktan korkuyorlardı. Ancak ben ilk geldiğim hafta sonu direk Kızıl Meydan’a gittim. Metroda ki yazıları okuyamadığım için okumak yerine istasyonları sayıyordum; ”Bu hattın 5.istasyonunda çıkacaksın, bu tarafa geçeceksin, o tarafa 3 tane istasyon gideceksin” gibi sayıyorduk. Sayıyı kaçırdığınzaman ise bilemiyorsun nerede olduğunu. İşte o zamanlarda kendine güven en önemli şeydi ve bana çok faydası oldu.

– Rusya’da ki zor zamanlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Aslında burada zor zaman geçirdiğimi söyleyemem. Burada 20 yıl kalında burası artık benim evim oldu. Ancak tabi ki bu son zamanlardaki olaylar ile yaşadığımız talihsiz şeylerden ötürü bazen sıkıntılar çektik. Yabancı olduğumuzu bir tek resmi makamlara gittiğimizde hatırlıyoruz. Bu biraz moral bozukluğu yaratıyor, hatta kızgınlık. Çünkü kendini artık buradan gibi saydığın için ”Neden ben aynı şeyi yapamıyorum” diye sanki Rus vatandaşıymışsın gibi bir kızgınlık hissediyorsun. Ancak bunu Rus vatandaşı bile yaşayabiliyor ve açıkçası bu durumda ben de hatalı olabilirim. Bu kadar uzun zaman Rusya’da yaşamak ve vatandaşlık almamakta hata. Bizde hep böyle derler ”Türkler her işi son dakikaya bırakır.” Onun haricinde bu seneler içinde çok büyük sıkıntı yaşamadım. Hiç kimseyle problemim olmadı. Rus dostların çok, yıllardım dostluk yaptığımız arkadaşlar var.

– Sıkıldığınızda ya da motivasyonunuzu kaybettiğinizde neler yapıyorsunuz?

Kendi hobim zararlı ancak nargile içmeyi severim. Fotoğrafta çekiyorum. Profesyonel olarak değil ama yarı profesyonel olarak.

– Şu an yaptığınız işten bize biraz bahsedebilir misiniz?

Arma – Elektropanç firması olarak buradaki inşaat firmalarının elektromekanik taşeronluk işlemlerini yapıyoruz. Moskova City projesinde 3 tane bina bizim. Ant Yapı taşeronu olarak tüm elektrik ve mekanik işlemlerini biz yaptık. Şimdi de büyük projemiz var. Domodedovo Havaalanı. Orada ki bütün elektromekanik işlemleri de Ant Yapı ile beraber biz aldık. Şimdilerde çok sınırlamalar olduğu için yalnızca Ant Yapı ile çalışıyoruz. Ondan önce portföyümüz çok daha genişti. Diğer firmalar ile çalışmak için de hazırız yalnızca yasakların kalkmasını bekliyoruz.

– İlerisi için planlarınız nelerdir?

Geldiğim zamanlar planım 3 yıl kalıp Türkiye’ye geri dönmekti. Onu gerçekleştiremedim. Evlendikten sonraysa çocuğum doğunca Türkiye’ye dönerim diyordum. Şu an oğlum 11 yaşında. Ondan sonra çocuğum okula başlarken Türkiye’ye dönerim dedim. Çocuğum şu an 6.sınıfta.Hala dönemedim. Şu an diyorum ki oğlumu Türkiye’de ki üniversitede okuturum, bakacağız o zaman kadar dönebilecek miyiz. Kendimi kandırmış olabilirim. Bu arada hep döneceğiz diyerek burada hiç yatırımda yapmadık. Ancak bir süre dönemeyeceğimizi görerek burada ev aldık, sonunda klasik bir Rus gibi arsa aldık, üstüne yazlık yapmayı düşünüyoruz. Bunu yaparsak bilmiyorum ne zaman döneriz. Ama kafamda hep döneceğiz diye bir plan var.

İş konusunda da yasakların kaldırılmasını bekliyoruz. Yasakların olmasına rağmen çok işi alıyoruz ancak piyasanın eski haline gelmesini istiyoruz tabi ki. O zaman 20 senelik tecrübemiz ile işlerimize daha da başarılı bir şekilde devam ederiz.

Bir çok kişiye ışık tutacak, faydalı ve güzel cevaplarınız için çok teşekkür ederim!

Haber : Darya Monastryskaya | Moskova

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Onaylayın
Lütfen İsminizi Yazınız