Küçükcan: Rusya İle Krizi Sürdürme Lüksümüz Yok

19/06/2016, 09:27 omedyam

AKP Adana Milletvekili ve TBMM Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türkiye Delegasyonu Başkan Talip Küçükcan, Rusya kriziyle ilgili olarak, "İlişkileri derinleşmiş, genişlemiş, kökleşmiş olan ülkelerin krizlerini sürdürme lüksü yok" açıklamasını yaptı.

Rus uçağının düşürülmesiyle krize giren Türkiye- Rusya ilişkileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Haziran Rusya Günü nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yolladığı mesajla farklı bir boyut kazandı. Diplomatik çevrelerde Türkiye- Rusya yakınlaşması konuşulurken, karşılıklı atılan adımlar TBMM’de de yankı buldu.

Türkiye Girişimlerde Bulundu

AKP Adana Milletvekili, AKPM Türkiye Delegasyonu Başkan ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Talip Kücükcan, şunları söyledi: “Bu mektuplaşmadan önce bile Türkiye zaten ilişkilerin tekrar normal rayına oturtulması için girişimlerde bulundu. Bunlar arasında Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı’nın, Dışişleri Bakanı’nın son derece ılımlı açıklamalarını gördük. Ama burada krizi tırmandıran hiçbir zaman Türkiye olmadı. Rusya ve Putin’in açıklamalarında bunu gördük. Hatta sayın Dışişleri Bakanı’nın Rus Dışişleri Bakanı ile görüşüp bir ortak komisyon kurulması, bu konunun araştırılması ve ondan sonra iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda girişimleri oldu. Fakat Rusya ona da ‘hayır’ dedi.”

Sıkıntılar Ticari İlişkilere Yansımamalı

Ulusal hava sahası ve güvenliği tehdit ediliyorsa buna karşı önlemler almanın Türkiye’nin en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Küçükcan, “Zaten bu meşru hakkın kullanılması konusunda dünya da uluslararası camia da Türkiye’yi suçlamadı. Sadece bizi suçlayan Rusya. Onlar ‘biz sizin hava sahanızı ihlal ettik’ de demiyorlar. Dolayısıyla ‘bu bir kazadır bu bir hatadır’ diyorlar. Burada Rusya’nın Türkiye’de turizm sektörü söz konusu olduğunda avantajı vardı. 4-5 milyon Rus Türkiye’ye geldiği için, acaba buradan Türkiye’yi sıkıştırabilir miyiz diye bir konuya girildi. Bu konuda belli bir başarı elde ettiklerini söylemek lazım. Çünkü Rusya, Türkiye gibi, modern demokrasiler gibi açık bir toplum değil. Aslında normal şartlar altında iki ülke arasında diplomatik ilişkilerde sıkıntılar olabilir ama bunun ticari ilişkilere yansımaması lazım. Türkiye- İsrail ilişkilerinde de bunu gördük” dedi.

Krizleri Sürdürme Lüksü Yok

Küçükcan, Almanya ile de diplomatik anlamda bir soğukluk olmasına rağmen diğer tüm ilişkilerin devam ettiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Rusya bu konuda ilişki kurması zor bir ülke. İçe kapanık bir ülke. Ukrayna krizinden sonra sürekli yalnızlaşan bir ülkeydi. Ama şimdi öyle bir noktadayız ki Türkiye ve Rusya bu ilişkilerin normalleşmesi gerektiğini biliyor. Türkiye zaten bunu ifade ediyordu. İki ülke arasında 30 -40 milyar dolarlık ticari ilişki var. 4-5 milyon turist buraya geliyor. Türk yatırımcılar orada bulunuyor. Böyle ilişkileri derinleşmiş, genişlemiş, kökleşmiş olan ülkelerin krizlerini sürdürme lüksü yok. Sürdüremezler. Türkiye bunu ilk gün anladığı için çok olumlu adımlar attı. Rusya’nın da bugün artık buna bir cevap verdiğini görüyoruz. Elbette bir takım şartlar öne sürüyorlar. Diplomaside böyle şeyler olur. Çıta yukarıdan tutulur ama her iki ülkenin geleceği açısından ilişiklerin düzelmesi gerektiği anlaşılıyor.”

Rusya’nın Suriye’ye Müdahalesi Ciddi Sonuçlar Doğurur

Rusya’nın Suriye’ye yönelik müdahalelerinin yaratacağı sonuçlara da dikkat çeken Talip Küçükcan, “Türkiye’nin ulusal güvenliği her şeyin üstündedir” dedi.

Küçükcan, ABD ve Rusya’yı bölgesel dengeleri alt üst etmekle suçlarken şunları söyledi: “Bizim Suriye sınırımız, Irak sınırımız binlerce kilometrelik bir alan. Bu alanın kontrol edilmesi konusunda Türkiye son zamanlarda çok ciddi adımlar atıyor. Teknolojiyi, askeri güvenlik güçlerini kullanılıyor. Ancak bu kadar geniş alanın kontrol edilmesi de güç. Biz zaten normal şartlarda bu sınırların yapay olduğunu ve kaldırılması gerektiğini belirten bir hükümetiz. Şimdiye kadar da bütün politikalar bu yöndeydi. Vizeler kaldırılmıştı, krizlerden sonra vizeler konuldu. Bu sınırlar kontrol edilmeye başlandı. Bu bölgesel krizlerden en fazla etkilenen Türkiye olduğu için bizim daha güvenlikçi bakış açısını gündemde tutmamız gerekiyor.”

Abd, Pyd’yi Maşa Olarak Kullanıyor

ABD’nin PYD konusundaki tavrını da eleştiren Küçükcan, “ABD ile anlaşamadığımız konu PYD konusu. Sahaya kendileri girmemek için maşa kullanıyorlar. Kullandıkları maşa meşru maşa değil. Normal şartlar altında ülkelerin bölge politikalarında meşru aktörler ile toplumun büyük bir kesimini temsil eden gruplar, devletlerle iş yapmaları lazım. Onlarla işbirliği içinde olmaları lazım. Ama ne yazık ki ABD ve Rusya, bu bölgede devletler ile değil devlet dışı aktörlerle, yani tırnak içinde söylüyorum, bir temsil gücü olmayan, zayıf temsil gücü olan, elinde silah olan, sahada kullanılmaya müsait aktörlerle işbirliği yapıyorlar. Bu da bölgesel dengeleri alt üst ediyor. Bu ülkelerin istikrar arayışı içinde olup olmadıklarını görüyoruz” dedi.

Rusya, Avrupa’yı İstikrarsızlaştırıyor

Küçükcan, şöyle devam etti: “Türkiye istikrar arıyor. Rusya, Suriye üzerinden aslında sadece Ortadoğu’da enerji bölgesindeki varlığını tahkim etmeye çalışmıyor aynı zamanda orada ciddi bir varlık göstererek işte bir sürü insanın mülteci olmasını, o mültecilerin Avrupa’ya gitmesini ve Avrupa’nın istikrarsızlaştırılmasını sağlayacak politikalar izliyor. Elbetteki Türkiye’nin Rusya’yı bu konuda tek başına ikna etmesi kolay değil. Biz bunu Avrupalı meslektaşlarımıza da anlatıyoruz. Bakın Rusya’nın Suriye’ye müdahalesi sadece Türkiye’yi ve Rusya’yı etkilemiyor. Avrupa’yı da doğrudan etkiliyor. Halep’ten 300- 500 bin kişinin Türkiye’ye geldiğini düşünülelim.Yarın bir gün bunlar nereye gidecek? Yarın bir gün Türkiye AB anlaşmasında tıkanıklık olursa büyük bir ihtimalle yüz binlerce insan Avrupa’ya gidecek. Avrupa’nın birliğinin geleceği doğrudan Rusya’nın müdahaleleri ile etkilenmiş vaziyette.”

BENZER HABERLER

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.