Hakan İnce | Sizi Tanıyalım

0
1806

Bize Hakan İnce kimdir anlatabilir misiniz?

Ben 1968 İstanbul doğumluyum. 1993 senesinde Bursa Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olarak 1995 yılında Rusya’ya geldim. Bura da muhasebe branşında işe başlayan bir Türk vatandaşıyım.

Başlangıçta ağabeyimin burada inşaat ve elektrik üzerine bir firması vardı. Benim askerlik sorunum olduğu işin okulu bitirmemin ardından paralı askerli yapabilmek adına buraya geldim. Firmamız zamanla büyüdü ve yaklaşık 22 yıldır burada yaşıyorum. 22 senedir Arma – Electropanç’tayım. Firmamız küçükken muhasebesinden tutun, kasasına ve satın almasına dek hemen her işin başındaydık. Firmamızı büyüttük ve şimdi ise bu firmanın Rusya Bölgesi Temsilciliği görevini yapıyorum.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz bir iş var mıydı?

Hayal kurduğum işten ziyade çok hobim vardı ve bu hobilerimi hala devam ettiriyorum. Bu maalesef iş yaşantıma geçiremediğim durumlar. Bazı çocuklar istediklerini çok küçük yaştan itibaren biliyor ve o yönde hareket ediyorlar. Bazen de büyüklerinin etkilerinde kalıyorlar belki. Ben de büyük ağabeyimin etkisinde kalarak işletmeyi tercih ettim. Tercihimden pişman değilim ancak ses mühendisliği üzerine eğitim almayı da çok isterdim. Ses mühendisliği derken stüdyo, kayıt ve o tarz cihazlar ile ilgili bir mühendislik dalından bahsediyorum. Ancak olmadı maalesef. Fakat hala bunu bir hobi olarak devam ettiriyorum ve bu nedenle evimde keyifle zaman geçirdiğim küçük bir odam var.

Rusya’ya geliş hikayenizden biraz daha detaylı olarak bahsedebilir misiniz?

1995 yılında biz hem burada hem de Türkiye’de önde gelen büyük firmalardan biri olan Baytur İnşaat ile çalıyorduk. Ağabeyimin firması Baytur İnşaatın elektik işlerini üstlenmişti daha doğrusu. Muhasebeci gerekti. Ben üniversiteden mezun olduğum ve muhasebecilik konusunda da bilgi olduğu için firmada muhasebeci olarak işe başladım. 1995 senesinde Rusya’nın şartları oldukça zordu. Özelliklede güvenlik yok denilebilecek kadar azdı. Hakikaten şantiyeden çıkamıyorduk. Aklınıza gelebilecek her türlü zorluk mevcuttu yani. Yiyecekte dahi sıkıntı oluyordu. Tüm bu zorluklar ile işe başladık. Ben tabi ki İstanbul gibi bir yerde yetişmiş biri olarak buraya geldiğim ilk dönemlerde çok sıkıntı çektim. Kiralık eski Rus evlerinde kaldık. Hakikaten bu oldukça zor geldi ilk dönemlerde. Sonra sonra alıştık tabi. Şimdi mesela şantiyeye gidiyoruz istediğimiz malzemeleri internet üzerinden bulabiliyor ve siparişlerimizi kapının önüne kadar getirterek bir telefon ile banka ödemesini gerçekleştirebiliyoruz. O zamanlarda ise internet yoktu. Malzemeleri yalnızca pazarlarda bulmak mümkündü bu nedenle yalnızca pazara gidiyorduk. Pazara gitme ise arabayla 1 saat yoldu ve söz konusu malzemeyi bulmakta oldukça zordu. Malzemeyi bulabilirsen şantiyeye gönderirsin.

Bir kere bir şey alacasınız ama yeni komünizmden çıkılmış kapitalist olmaya başlanmış bir dönemdesiniz. Mağazaya girere bir şey sorarsanız çok korkarsınız çünkü insanlar size sinirlenir. Hakikaten o dönem çok zorlandık ancak bunların yanı sıra iş konusunda muazzam potansiyeli bulunan bir yerdeydik. O dönemler Rusya’da hiçbir şey olmadığı için bizim gibi Türk firmalar adına oldukça elverişli bir bölgeydi. Rekabetin olmaması nedeniyle çok büyük karlar ile iş yapmak mümkündü. 2008 senesine dek Türk firmaları burada kontrat başına yüzde yirmi, yüzde otuz karlar ile işler yaptılar, hatta Sibirya tarafında yüzde ellileri bulmak bile mümkündü. Rusya gelişince bu oranlar da azaldı ve bitti. Ve şimdilerde Rusya’da dünyanın farklı bölgelerinde olduğu gibi rekabet söz konusu. Karlılık oranları neredeyse Türkiye’de ki kadar azaldı. Ancak biz Türk firmaları hızımız, bilgimiz, mühendislerimizle konut projeleri, yüksek binalı konutlar ve havaalanları gibi projelerde Rus firmaların yine önüne geçerek işimizi ve hayatımızı sürdürüyoruz. 2008 senesinde bizim 28 şantiyemiz vardı. Hantı – Mansiysk, Kazan, Sankt-Petersburg – Pulkova Havaalanı , Tumen, Moskova – Moskova City 5 Kulesi gibi projeler ile kentlerin alt yapısına el attık. Aslında firmamız kendi kulvarında Türkiye’nin en büyük firması. Rusya’da da en büyük firmalar arasında ilk üçte yer alır. 35 yıllık oldukça eski ve tecrübeli bir firmayız. Bu 35 senelik süre zarfının 23 senesinde ben de vardım. Dediğim gibi en ufak şeylerden başlayarak firmamızı 300 metre kare kendine ait ofisi bulunan, inşaat sektöründe hemen herkesin bildiği bir firma haline getirerek, Arma – Elektropanç Markasını yaratmayı başardık. Bu gelişimin içinde bulunduğum için çok gururluyum. Bundan dolayı çok büyük bir haz alıyorum çünkü hem yüklerin büyüğünü, en riskli taraflarını kendim üstlendim. Muhasebeydi, finanstı, gümrüktü. Mühendis olmamam nedeniyle tekniğin haricindeki hemen her şey benim kontrolüm altındaydı. Alttan gelmiş biri olarak bütün konularda bilgim de tecrübem de var. Bu sayede firmamızı bugünlere getirmeyi başardık.

İki sene önce Arma – Elektropanç’ın Genel Müdürü olmam sebebiyle Rusya’nın Onurlu Vatandaşı ödülünü aldım. Rus pasaportum var. Şirketimiz pek çok vergi ödülü de aldı.

Pek çok Türk vatandaşı Rusya’ya yerleştikten sonra kendi işini kurmayı istiyor ancak maalesef çoğu belirli nedenlerden dolayı işlerini kapatıyor. Siz burada iş kurmak isteyen insanlar adına nasıl bir tavsiyede bulunabilirsiniz?

Şimdi tüm dünyada ekonomik kriz yaşanıyor ve bunun dışında da Rusya ile Türkiye siyasi ilişkilerinden dolayı son bir yıldır kriz sürüp gidiyor. Bunu özellikle bu uçak krizinin ardından 25 yıllık bir firma olmamıza rağmen biz de çok hissettik. Bu nedenle buraya gelerek yerleşip iş yapmak isteyen arkadaşlara özellikle tavsiyem Rusya’yı kısa vadede düşünüyorlarsa kesinlikle gelmemeleri. Şayet burada kalarak hayatlarına devam edip uzun süreli işler yapmayı planlıyorlarsa tabi ki Rusya ne kadar kriz içerisinde olursa olsun Türkiye’den yine de daha avantajlı bir ülke. Krizden çıkacağını düşündüğüm için hala çok büyük avantajları olduğunu düşünüyorum. Rusya çok büyük bir ülke ve bu büyüklüğün vermiş olduğu çok büyük cirolar var. Bunun için bu ülkede özellikle ben kendi alanında inşaatın biteceğini hiçbir zaman düşünmüyorum. İnşaat derken yiyecek olur, giyecek olur. Her türlü işte ve her türlü kolda Rusya çok büyük bir pazar. İşe başlarken en büyük şeyin bence kısa süreli karlılık değil, uzun süreli planlar yaparak, burada yaşam sürmeyi göze alarak, doğru insanları bulup doğru insanlarla iş yaptıktan sonra para kazanmamak adına hiçbir sebep yok. Ancak dediğim gibi doğru insanlar, doğru kurulan bir şirket ve uzun süreli bir iş düşünmek şartlarıyla. Aldığım en büyük tecrübelerden biri şöyle ki Rus milleti gayet dürüst insanlar. Açık sözlülere karşılarındakinden de aynısını bekliyorlar. Bu bence ticarette de oldukça önemli bir nokta. Bir iş yapılırken özellikle ticari ilişkilerde Ruslarla kesinlikle doğru, dürüst ve açık olmak çok önemli. Ve şöyle de bir tecrübem var ki şayet Rus müşterileriniz ile iyi ilişkilerde bulunursanız Rus insanı çalıştığı bir şirketle senelerce uzun vadede hiçbir problem olmadan çalışabiliyor. Karşılıklı ilişkilerde güvene dayandığı zaman burada iş yapmamak gibi bir şey yok. Ancak dediğim gibi doğru olmak, dürüst olmak ve doğru insanları bulmak çok önemli. Ben burada yeni gelen pek çok firmaya yardımcı oldum. Çok firmaya kendi dalımızda bizi tanıyan Türkiye’den tanıyan bazen tanımayan firmalara herhangi bir bedel, karşılık görmeden ve beklemeden. Genelde yeni gelenlere böyle yardımlarda bulunuyorum. Yapı konusunda çok açık biri olmam nedeni ile insanlar da gelip yardım istiyorlar. Ancak dediğim gibi ülkede iş kurmak adına dürüst olmak ve doğru insanlarla bu işi yapmak lazım. Rus milletinde şöyle bir huy var. Bir kere aldatırsanız ikincisi mümkün değil. Unutmuyorlar maalesef. Ve aslında bu doğru bir alışkanlık. Bundan dolayı bunu iş yaşantımda birinci kural olarak kabul ediyorum ben.

Sizin için çalışma yaşantınızda farklı prensipler var mı?

25 yıldır burada bizimle çalışan pek çok Türk firması oldu. Bazı firmalar 15 – 20 sene çalıştı. birincisi dürüstlük. İnsanlara doğru hizmet verebilmek. Doğru hizmetleri doğru fiyatlara verebilmek. Bunu sağladığınız zaman insanlar başka firma arayışına geçmiyorlar. Bizimle çalışan firmalar bu sebeple senelerce yanımızda kalıyorlar. Bir kere her konuda çözümcü olmanız gerek. Bir problem olduğu zaman en kısa sürede bunu çözmeniz. İnşaatta malzeme geldi bunu en kısa sürede monte etmeniz gerekiyor. Bunu süresinde bitirmeniz. Süresinde bitirdiğiniz işi garanti süresinde o garanti hizmet verebilmeniz. Bunlar bizim işimize oldukça önemli ve ben iddia ediyorum bizim alanımızda bu işleri şuanda bizim firmamız kadar ciddi yapabilen firma yok.

Sıkıldığınızda ya da motivasyonunuz kaybettiğinizde neler yapıyorsunuz?

Benim iki tane hobim var. Bir tanesi fotoğraf çekmek ikincisi ise müzik dinlemek. Kış mevsiminde -25 derecede Rusya’da fotoğraf çekmek çok zor oluyor ancak bir fırsat buldukça şayet vaktim olursa, elimde fotoğraf makinesi, altımda bisikletim Moskova merkezinde beni görebilirsiniz. Merkezin bütün arka sokaklarını, eski binalarını görmek orada dolaşmak beni yıllardır çok mutlu eder.

Çok çok sıkılırsam da Türkiye’de ki bir zevkim var. Denizcilik ve yelkencilik, arada onu yapmaya çalışıyorum. Vaktim oldukça Bodrum’a kaçıp oradan bir teknede yelkencilik yapmak en büyük zevklerimden biri. Bunun haricinde dalma da var. Haftada en az iki, üç kere spor yaparım. Basketbol oynarım. Kızım artık biraz büyüdü, onunla birlikte kayak yapmayı çok severiz. Ben biraz geç evlendim, 38 yaşındayken ve 8 yaşında bir kızım var. Eşim Rus, ismi Viktoria. Geri kalan vakitlerimi onlarla birlikte geçiriyorum.

Fotoğraf çekme tutkunuz varsa, Moskova’da en sevdiğiniz, en güzel bulduğunuz yerler nereler?

Şehir dışını daha çok seviyorum. Moskova’dan 50 km. uzakta bulunan Sergiyev-Posad adlı bir şehir var. Orası çok enteresan bir yer ve çok hoşuma gidiyor. Moskova içerisindeyse Kremlin’in bütün çevresi çok güzel. Bence Moskova Avrupa’dan daha da güzel artık. Bütün tarihi binalar ve eski yapımlar inanılmaz güzel. Oralarda dolaşmaktan çok büyük zevk alıyorum. Şimdi Moskova’da çok güzel bisiklet yolları açıldı bu sebeple merkezde inip, arkamda sırt çantası, fotoğraf makinesi ve böyle dolaşarak iner çekerim.

Şimdiki zamandan bahsettiniz, şimdi ise ileriye geçelim.

Bu dönem biraz karamsar olmasına rağmen bunu üstümüzden atmaya çalışıyoruz. Madem tüm Rus, Türk ve dünyadaki firmalar bizimle beraber aynı durumda bulunmaktadır. Teklif verdiğimiz yeni projeler var. Yeni firmalar araştırıyoruz, bulmaya çalışıyoruz. Arma – Elektropanç firmamız bugüne dek hiç elektrik santrali yapmadı, devletle pek çalışmadı. Arma-Elektropanç’ın Türkiye’de ki merkezinden kopararak burada ayrı bir Rus şirketi haline getirip büyütmek ilerleyen 5 sene için benim planım. O yönden çalışmalarımız devam ediyor, umarım başarırız. Bunun yanı sıra Moskova haricinde eskiden çalıştığımız Samara, Kazan, Azerbaycan gibi yerlerde faaliyetimize yeniden başlamak istiyoruz. Yeni Rusya’ya katılan Kırım’da havaalanı, yollar, bir sürü otel yapılacak. Oralara daha çok önem vermek gerek. Gürcistan’da ofis açmayı planlıyoruz. Rusya coğrafyasında bu firmayı kendi alanında en büyük şirket haline getirmek benim en büyük amacım.

Röportaj : Darya Monastryskaya | Moskoava

Cevap Ver

Lütfen Yorumunuzu Onaylayın
Lütfen İsminizi Yazınız